Icimdeki Yaralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Icimdeki Yaralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Kasım 2010
18 Ekim 2010
Üç tekerlekli bisiklet...
Diyarbakır.
Bağlar mahallesi.
Polis lojmanları A2 blok.
Üç tekerlekli bisikletim binanın çevresinde dolanıyor.
Yanlız ben pedalları çeviremeyecek kadar küçüğüm.
Arkamda kocaman elleriyle koca bir adam, hayır hayır bir dev itiyor beni. Çok güçlü çok kuvvetli bir dev bu.
...
...
...
Hepsi bu aslında....
...
...
...
Belki de bu yüzden yazabileceğin çok şey olsun istiyorum.
Bağlar mahallesi.
Polis lojmanları A2 blok.
Üç tekerlekli bisikletim binanın çevresinde dolanıyor.
Yanlız ben pedalları çeviremeyecek kadar küçüğüm.
Arkamda kocaman elleriyle koca bir adam, hayır hayır bir dev itiyor beni. Çok güçlü çok kuvvetli bir dev bu.
...
...
...
Hepsi bu aslında....
...
...
...
Belki de bu yüzden yazabileceğin çok şey olsun istiyorum.
17 Ekim 2010
Yolun Yarısı Varmı?
Hayat planladıklarını gerçekleştirmeye devam ediyor. Sen istediğin kadar hayata dair planlar yap.
Zaman içinde bulunduğun yer, geçmişe dair hatıraların ile geleceğe dair hayallerinin kesiştiği noktanın tam üstü. İşte tam o noktada iki ayağının üstünde dikiliyorsun. Terazinin kefeleri acaba nerede dengeleniyor. Yolun ortasını ancak hayallerinin sonuna geldiğinde öğrenebiliyorsun. Zaman yada adım hesabı yapacak olursak en azından sorunun cevabını bu şekilde bulma şansımız var. Peki ya zaman her şey demek değilse. Diğer bir değişle zamanın göreceliğini kabul edecek olursak ne olacak!
Genelde geçmişe en çok takıldığımız anlar, o an kafamızdaki hayalleri, hayal ettiğimiz gibi gerçekleştiremediğimiz noktalar.
Hal böyleyken yaş ne olursa olsun terazinin hayal kefesinin her zaman ağır basmasında fayda var. Diğer bir değişle yolun ortası diye bir nokta, yok gibi bir şey.
24 Ağustos 2010
Sol Yanım
Bugün bir geç kız gördüm ameliyat olması gereken. Ameliyat olmazsa ölecek, olursa yürüme yetisini kaybedecek bir genç kız. Ayaklarım, bacaklarım, bedenim korktu, ağladı bu hale...
Bugün sol tarafımı yitirdim.
Korktum ağladım. Bedenim yarımdı, yarım yamalak korktu, ağladı bu hale...
14 Haziran 2010
Kendini Bilmez Zaman Yolcusu
Ölenler, yerine gelenler.
Kuyruğunu kovalayan köpek gibiyiz.
Geçmişin olarak adlandırdığın bir yığın şeyin sanki zamanlar arasında yolculuk yapan bir kendini bilmez tarafından al aşağı edilmesi. Değişen resimdeki silinen kişinin sen olması...
Realist olmakla övünen benin hayalle gerçek arasında sıkışıp kalması.
Bir ölüm vakası için köklerine gittiğinde ölenin aslında geçmişin olduğunun farkına varmak ne acı.
Pilav içindeki nohut taneleri gibisin. Yıkanan naaş değilde sen gibisin...
Vakti zamanında bunu bir kere daha yaşamıştım der ya insan.
Yaşamışım, ama meğer çocukmuşum...
Kuyruğunu kovalayan köpek gibiyiz.
Geçmişin olarak adlandırdığın bir yığın şeyin sanki zamanlar arasında yolculuk yapan bir kendini bilmez tarafından al aşağı edilmesi. Değişen resimdeki silinen kişinin sen olması...
Realist olmakla övünen benin hayalle gerçek arasında sıkışıp kalması.
Bir ölüm vakası için köklerine gittiğinde ölenin aslında geçmişin olduğunun farkına varmak ne acı.
Pilav içindeki nohut taneleri gibisin. Yıkanan naaş değilde sen gibisin...
Vakti zamanında bunu bir kere daha yaşamıştım der ya insan.
Yaşamışım, ama meğer çocukmuşum...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
